Güncel Yazılarım / My Blog

Türklerin “the” imtihani

Turkce konusanlarin Ingilizce ogrenirken karsilastigi onemli bir problemden bahsetmek istiyorum. Ingilizce’deki “the” belirteci/artikeli. Biz de bu ekin ya karsiligi cok dolayli bir sekilde mevcut ya da yok. 

Örneğin, benim masamin üzerinde bir adet mavi tükenmez kalem, bir adet kirmizi tükenmez kalem ve bir adet siyah kursun kalem olsun. Siz elinizde bir kagit ile masama gelip “ya bana bir kalem verir misin?” deyince bu cümlede “bir” anlam olarak herhangi bir anlaminda kullanilinca belirsizligi ifade eder. Hatta günlük hayatta belirsiz ya da belgisiz sifat anlamda kullandigimiz zaman bir yerine bi deriz. Bir ayni zamanda asil sayi sifatidir. Ancak bu videodada ben belirsizlik anlamindaki belgisiz sıfattan bahsediyorum.

Neyse, diyaloga dönersek ben sonra size “hangi kalemi” diye sorsam siz de “mavi olanini” ver derse belirsiz olan “bir kalem” ifadesi daha da belirginleşir. Burada adlasmis sifat fiiline belirtme hal eki ya da ismin -i hali dediğimiz eki getiriyorum. Ingilizce bu diyalog geçse mavi kalem/olan tamlamasının yani blue one önüne “the” artikeli gelecektir. Dolayisiyla da siz mavi olanini derken bir belirsiz olan bir nesneyi daha da tanımlayarak “the” belirtecini kullanmis oluyorsunuz.

Tabi, “the” belirtecinin turlu turlu kullanimi var. Örneğin, gunes derken “The Sun” ya da internet derken “the internet” demek gerekiyor. Ancak bizde belirsiz artikel olan “bir” varken belirli artikel “the” gibi ismin onune gelecek bir sifat yok. 

Dolayisiyla, bizler ve bizim gibi anadilinde “the” gibi belirteçleri olmayanlar Ingilizce öğrenirken zorlaniyoruz. Örneğin benim Polonya’dan bir arkadasim makale yazarken tez danismaninin sürekli the artikelini düzeltmesinden bahsetmisti. Japonca da benze bir durum var. Japonca’da belirli ya da belirsiz bir artikel olmadigi için Japonlarin da Ingilizce öğrenirken zorlandigini söyleyebiliriz.

Peki Turkler the belirtecini anadillerinden dolayi nasil algiliyor, kullaniyor? 

Hemen Japonya’dan, Ispanya’dan ve Turkiye’den katilimcilarin olduğu bir calismadan bahsetmek istiyorum. 2012 yilinda yayimlanan bu calismada Türkçe konusan 88, Japonca konusan 33, Ispanyolca konuşan 50 kisi ve calismayi bu dillerin konuşulduğu 3 farkli ülkede yurutuyorlar. Amac, kişilerin anadillerindeki belirli, belirsiz artikellerin Ingilizce’yi ikinci dil olarak öğrenirken a, an, the ekinin kullanima aktarimini görmek ve kişilerin bu artikelleri ayirt edip edemediğini belirlemek. Calismadaki katilimcilara Ingilizce bir test yapiliyor. Anadiili Ingilizce olmayanlarin performanslarini karsilastirmak için tabi 17 anadili Ingilizce olan katilimcilar da bu calismaya dahil ediliyor. Butun katilimcilara Ingilizce metin veriliyor. A, an, the artikelinin kullanimi veya hic bunlarin kullanilmamasi gereken sayilamayan veya başka ozel kategorilerde artikellerin olmamasi gereken cevaplarin olduğu sorular var. Bu arada calismanin Turkiye ayagini Bogazici Universitesi’nden sayin Ayse Gürel yurutmus.

Katilimcilarin dilleri tipolojik olarak çok farklı oldugundan arastirmacilar bu 3 dili seçiyor. Cunku, 

İspanyolca belirli ve belirsiz artikellere sahip, Japoncada ise ne belirli ne belirsiz artikel yok. 

Türkçemiz ise bildiniz gibi belirsiz bir artikele sahip. 

Gelelim sonuçlara.

  1. Ingilizce ana dili olanlarin “the” artikelini doğru seçme orani yüzde 92, 

Ispanyollarin “the” artikelini doğru seçme orani yüzde 83, 

Turklerin “the” artikelini doğru seçme orani yüzde 60; 

Japonlarin ise “the” artikelini doğru seçme orani yüzde 24. 

Ispanyollar, artikel seçimlerinde Turk ve Japon’lara gore daha basarili çünkü İspanyolca’da belirli ve belirsiz artikeller var. İspanyollar kendi dillerinden artikel aktarimi sebebiyle “the” ekinin kullanilmasi gerektiğinde Turk ve Japonlara gore doğruluk oranlari daha yüksek diyebiliriz

2. Diger ilginç bir sonuç da sayilamayan isimlerde a, an, the hiçbir artikel gerekmiyor. Ornegin, arkadaşlık kavrami bazi istisnalar disinda sayilamaz bir kelime. Katilimcilara soru sorduklarinda hiçbir artikelin gelmemesi doğru cevap. Turkler, verilen yanlis cevaplarda o boslukta en cok “the” kullanilmasi gerektiğine karar veren topluluk oluyor. Ispanyol ve Japonlar ise daha kontrollü. 

Yani bizler Ispanyol ve Japonlar’a gore “the”yi cok yanlis bir sekilde kullaniyoruz.

Ozetle, ikinci bir dil öğrenirken anadilimizdeki mantigimizla dusunup ikinci dilde yanlis saptamalarda bulunabiliyoruz. Turkler, belirsiz artikel olduğu için hic artikel olmayan Japonlardan daha iyi performans gösteriyor. Turklerle karsilastirdigimiz, belirli artikel olan “the”ya gelince İspanyollar kendi dillerinde belirli ve beliirsiz artikel olmasinin avantajini goruyor.

Bu ilginç calismayi da sizlerle paylaşabildiğim için cok mutluyum. 

Artikelleri olan dilleri öğrenen herkese basarilar dilerim.

Kaynak: https://revistas.um.es/ijes/article/view/138701/147991

Snape, N., Mayo, M. D. P. G., & Gürel, A. (2013). L1 transfer in article selection for generic reference by Spanish, Turkish and Japanese L2 learners. International Journal of English Studies, 13(1), 1-28