Türkçedeki –miş’li geçmiş zamanın güzelliği

Türkçedeki –miş’li geçmiş zaman

Güzel Türkçemizin daha önce eminim hiç ama hiç farkında olmadığınız bir özelliğinden bahsetmek istiyorum. Hatta şu ana kadar sadece Türkçe ve Kore dilinde var olan bir şeyden bahsedeceğim. –Mişli geçmiş zamandan. Ne alaka dediğinizi duyar gibiyim ama hemen açıklamaya başlıyorum.

2013 yılında bir konferansta İngiliz bir hoca ile tanışmıştım ve Türk olduğumu öğrenince ‘Ne kadar güzel bir diliniz var.’ deyip –mişli geçmiş zaman ekinden bahsetmeye başlamıştı. Dil alanında çalışmadığım için bu konuyu daha önce hiç duymamış, okumamıştım. O gün biraz da utanmıştım; daha önce bu konuyla ilgili çalışmaların olduğunu bilmediğim duymadığım için. Bu sebepten sizleri de bilgilendirmek amaçlı Türkçe dilinin muazzam bir yanından bahsetmek isterim.

Türkçede sadece ama sadece –mış eki ile kişinin bahsettiği olaya tanık olup olmadığını anlıyoruz.  Örneğin,  “Ali yemek yedi.”  ile  “Ali yemek yemiş.”  cümlelerine bakalım.  “Ali yemek yedi.” cümlesini okuduğumuzda, bu cümleyi söyleyen kişinin Ali yemek yerken orada olduğuna dair bilgi sahibi oluruz. Ancak, kişi “Ali yemek yemiş.”  diye bir cümle kurduğunda, bu cümledeki –miş eki ile bunu söyleyen kişinin orada olmadığını, buna tanık olmadığını ya çıkarım yaptığını ya da bu bilgilendirmeyi başkasından duyduğunu anlayabiliriz.

Peki diğer dillerde nasıl?

-Miş ekine benzer bir ek sadece Kore dilinde var ve diğer dillerde yok. Örneğin, İngilizce’de Ali’nin yemek yediğini klasik bir geçmiş zamanla aktarırlar. Miş’li geçmiş zamana denk olan bir geçmiş zaman eki olmadığından cümleyi, kişinin olaya tanık olmadığını vurgulayan ek sözcükler ve hatta cümleler kurulur. Örneğin,  “Ali yemek yemiş.” manasına gelecek cümleyi ancak  ‘Ben duydum ki, bana söylendiğine göre Ali yemeğini yedi.” şeklinde söylenilir. Ya da boş tabaktan anladıysa, ‘Görünen o ki, Ali yemeğini yedi.” şeklinde söylenir.

Bu konuyla ilgili ilk çalışma 1986 yılında Boğaziçi Üniversitesi’ndeki Prof. Ayhan Aksu-Koç tarafından gerçekleştiriliyor. ABD’den Dr. Özge Öztürk’ün çalışmalarına göre çocuklarda –miş’li geçmiş zaman ile –di’li geçmiş zaman arasındaki  ayrım 5 ila 7 yaşları arasında oturuyor. Bu yaşa kadar hatalar yapabiliyorlar. Di’li geçmiş zaman, mişli geçmiş zamandan daha önce öğreniliyor.

Miş’li geçmiş zamanın, hikayeleştirme, dedikodu amaçlı bir kullanımı da var. Ancak, sadece bir  zaman ekinin kanıtsallığı ile zihninizde kişinin olaya/duruma tanıklığını canlandırabilmemiz açısından özellikle dilbilimciler için çok ama çok ilginç bir dil.

 

Kaynaklar:

Aksu-Koç, A., & Slobin, D. I. (1986). A psychological account of the development and use of evidentials in Turkish.

Ozturk, O., & Papafragou, A. (2015). The acquisition of epistemic modality: From semantic meaning to pragmatic interpretation. Language Learning and Development, 11(3), 191-214.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s