Her gün Adriana Lima ile uyansanız beyniniz nasıl tepki verirdi?

Bu konu başlığında Adriana Lima’yı kullandım herkesin aklında standart üstü güzelliği temsil ediyor diye. Konumuz, ilişkide güzellik ne kadar önemli oldugu. Mesela dünyanın en güzeli kadını ile ilişki yaşasanız ne olacak?

Fiziksel çekim tabi ki ilişkilerin başlaması ve ilerlemesinde ve hatta bitmesinde çok önemli bir yere sahip. Ancak ilişkiniz uzun süreli ilerliyorsa işler beyniniz için öyle ilerlemiyor. Neden? Çünkü beynimiz maalesef ki hem iyi hem de kötü bir özelliği olan bir özelliğinden kaynaklanıyor. Bu özelliğin adı habituasyon. Yani beynin aynı şeyi gördükten sonra artık gördüğü uyarıcıya karşım uyum sağlaması ve eskisi gibi tepki vermemesi.

Beynimiz bunu enerji muhafaza etmek için yapıyor. Diyor ki enerjimi benim için tehdit veya ödüllendirme ile alakalı uyarıcılarda onlar için kullanayım önemsiz bilgiyi boşuna işlemeyeyim (kaynak 1,2). Beynimiz prefrontal bölgesi sayesinde bir bilgi veya uyarıcı ile karşılaşınca hemen dikkatini veriyor. Daha sonra bu uyarıcılar/bilgiler tekrarlandıkça amgydala ve hippokampüs vereceği tepkiyle bir davranış sergiliyor.

Örneğin, Christopher Wright’ın makalesinde değindiği bir çalışmadan bahsedelim. Bir pozitron emisyon tomografisi deneyinde insanlara nötr park ve korku hissi yaratacak yılan resimleri gösterildiğinde amigdala ve hipokampüs bölgelerinde bu nötr ve korku hissi yaratacak uyarıcılara habituasyon yani alışma olduğu gözlemlenmiş.

İlişkilere dönersek düşünün ki fiziksel olarak çok çekim yaşadığınız biriyle çok güzel olduğu için yıldırım nikahı ile evlendiniz. İnanılmaz instagram fotoğrafları, Paris’ten fotoğraflar. Ah inanılmaz bir balayı. İlk zamanlar o güzellik sizin beyniniz için hala çok yeni olacak ama sonra zamanla beyniniz nasıl bazı uyarıcılara adapte oluyorsa zamanla bu güzelliğe de adapte olmaya başlayacak. Eğer bu ilişkide fiziksel çekim dışında bir uyum yoksa ve bir taraf koyvermişse ilişkide alarmlar çalmaya başlayacak. Örneğin, partneriniz Adriana Lima ya da Kıvanç Tatlıtuğ yakışıklılığında olsa eğer konuşacak bir konunuz yoksa, örneğin arkadaş veya aile ortamına koyduğunuzda sosyalleşecek sosyal zekası sizi etkilemiyorsa, kanepede TV izleyip sizin varlığınızı bile hissetmiyorsa, sosyallesmiyorsa, siz eve girdiğinizde kafasını kaldırıp bakmıyorsa elinizde nur topu gibi habite olmuş bir ilişki beyni var diyebiliriz.

Dolayısıyla eğer ilişkinizi besleyen en az bir uyum maddesi yoksa bu ilişki de bu fiziksel çekimle yürümeyeceği için bitmeye mahkum.

Peki ilişkilerde bu habituasyon aldatma sebebi mi? Tabi ki de değil. Bahsettiğim çalışmada beyin her ne kadar yılanı görmeye eskisi gibi tepki vermese de gerçek bir yılan gelse bu kişiler bağırıp kaçacaktır. Yani beynimiz o kadar da alışmıyor 😊 Ancak ilişkilerinde sadece fiziksel çekiciliğin bir ilişki için yeterli olacağını düşünenler için azıcık bir adaptasyon bile ‘heyecanımızı yitirdik’ diye ilişkiyi bitirme sebebi olabilir. Dolayısıyla ilişkinizi tek bir uyum üzerinden tanımlamanın riskli olduğunu düşünüp ilişkinizi hem duygusal hem de rasyonel olarak besleyin.

Kaynak 1: Sokolov EN.Perception and the Conditioned Reflex. Oxford: Pergamon Press; 1963.

Kaynak 2: Rolls ET.The Brain and Emotion. Oxford: Oxford University Press; 1999.

Kaynak 3: Wright, C. I., Fischer, H., Whalen, P. J., McInerney, S. C., Shin, L. M., & Rauch, S. L. (2001). Differential prefrontal cortex and amygdala habituation to repeatedly presented emotional stimuli. Neuroreport, 12(2), 379-383.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s