Karantina’da neden daha çok kişiyle mesajlaşıp görüşüyoruz?

Karantina günlerinde hiç beklemediğiniz insanlardan mesaj, aile üyelerinden olmadık, arkadaşlarınızda aramalar, istatistikler ve sürekli komplo teorileri, özellikle yaşlı üyelerden yalan haberlerin yayıldığı düşük çözünürlükte mesajlar alıyorsunuzdur. Sosyal medya geyiği olarak karantina en çok dışa dönük insanları etkilerken, içe dönükler zaten hep evde olduklarından hayatlarında değişen bir şey yok diye çok paylaşım görmüşsünüzdür. Hemen dünyanın en top üniversitelerinden biri olan MIT’den üniversitesinde 4 sene önce yapılmış bir deneyden bahsedelim.

Bu deneyde 40 kişiye iki mahrumiyet koşulu yaratılıyor: birinde 10 saat boyunca yemekten uzaktalar yani oruç tutuyorlar, diğerinde ise iletişimde oldukları insanlardan uzakta sosyal izolasyon koşulundalar. Bu kişilere daha sonra MR aletinde oruç tuttukları koşulda yemek ve nötr doğa fotoğrafları gösteriliyor ve canınız bu yemeğı ne kadar çok ister diye soru soruyorlar. Sosyal izolasyon koşulunda yine nötr doğa fotoğrafları ile sosyalleşmenin olduğu bir fotoğraf gösteriliyor. Soru olarak da şimdi bu sosyalleşme ortamında olmayı ne kadar çok isterdiniz diye soruyorlar. Analiz aşamasında da beynin oruç tutulan koşulda yemek fotoğraflarını, sosyal oruç koşulunda da sosyalleşmeyi ne kadar istediklerine tepki verdiğini ölçüyorlar. Bu aşerme ya da mahrumiyet anında bir şeyi arzu etmeyle ilgili aktivasyon için de beynin substantia nigra adlı bölgeye bakıyorlar. Kısa parentez açıp bu bölümü anlatmak gerekirse, substantia nigra beyinde basal gangliyon bileşenlerinden biridir ve bu bölgede dopamin salgılayan sinir hücreleri motor aktivitelerle madde bağımlılığı ile ilgilidir. Aşerme gibi konuda da araştırmacılar bu bölgedeki aktivasyonlara özellikle bakmayı tercih etmişler.

Çalışmanın sonuçlarına göre nasıl oruç tutarken canı çok yemek çekenlerin beyninde yemek fotoğrafları için daha çok dopaminerjik aktivasyon varsa sosyal olarak 10 saat boyunca kimseyi görmeye insanlar da sosyalleşmenin olduğu fotoğraflarda olmayı çok istemiş. Yani yalnızken o sosyalleşmeyi aslında daha çok istiyoruz.

Simdi de insanların eski fotoğrafları paylaştığını, sizi daha çok aradığını gözlemliyorsanız bu o kişilerin eski sosyal günlere, anılara özleminden. Bir nevi ‘keşke ben de orada olsam diye’ tepki gösterme şekli diyebiliriz.

İzole kalmak zorunda olduğumuz karantina zamanında orta beyninizdeki dopaminerjik nöronları yalnız kalmak yerine yalnız hissetmeye başladığınızın alarmını da veriyor olabilir. Şimdi bu videoyla beraber arkadaşlarınızın veya kendinizin gelen sosyalleşme isteğini dolaylı şekilde de olsa beni gör, bana ilgi göster mesajına cevap verme zamanıdır.

Kulladığım kaynaklar:

https://www.biorxiv.org/content/10.1101/2020.03.25.006643v1.full.pdf+html

https://twitter.com/rebecca_saxe/status/1243288232558764033

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s